Sonsuz Gül / Jorge Luis Borges


Sonsuz GülSonsuz Gül


Sonsuz Gül’den…


Londra’nın bu kızıl labirentlerinde


bakıyorum en garibini seçmişim insan


uğraşlarının, bir bakıma hepsi de,


kendine bakılırsa, öyleki olsalar bile.


Ele geçmez cıvada


felsefe taşını arayan


simyacılar şeklinde


bayağı sözcükler yapacağım


-hileli kumarbaz kâğıtları,


halkın uydurmuş olduğu sözler-


Thor esin ve patlama,


gök gürlemesi ve tapınmayken


onları büyülerinden vazgeçireceğim.


Bugünün deyişiyle,


sırası erişince ben de


ölümsüz sözler söyleyeceğim;


daha değersiz olmamaya çalışacağım


Byron’un yüce yankısından.


Yaralanmaz olacak ben olan bu toz.


Bir bayan aşkımı paylaşırsa,


şiirim onuncu katma değecek eşmerkezli göklerin;


bir karı omuz silkerse aşkıma,


ezgiler yaratacağım hüznümden,


dönemin içinde yankılanan koca bir dere.


Kendimi unutarak yaşayacağım.


Görür şeklinde olup unuttuğum o yüz olacağım


Hainliğin mukaddes yazgısını


kabul eden Yehuda,


bataklıktaki Caliban,


korkusuz ve inançsız ölen


paralı asker olacağım,


yazgının geri çevirilmiş olduğu yüzüğü


görmekten korkan Polycrates,


benden nefret eden o dost olacağım.


İran bülbülü sunacak bana, Roma kılıcı..


Maskeler, derin acılar, dirilişler


örüp sökecek alın yazımı


ve ben bir yerde Robert Browning olacağım.


Tırmanmak için bir merdiven dayamalı. Bir basamak noksan.


Ne arar insan tavanarasında


Dağınıklığı artıracak bir şeyden başka?


Küf kokusu sinmiş havaya.


Çöken akşamın ışığı sızıyor aralıktan.


Tavan kirişleri derhal tepemizde ve döşeme çürüyüp yıpranmış.


Ayak basmaya kalkışacak yok.


Kırık dökük bir tane katlanır yatak


Bir iki tane beş para etmez alet.


Rahmetlinin tekerlekli iskemlesi.


Bir tane abajur ayağı.


Paraguay işi, yarı sökük, püsküllü bir tane hamak.


Vasıta gereç ve kağıtlar.


Bir tane gravür, Aparicio Saravia’nın kurmayları.


Bir tane eski kömür ütüsü.


Durmuş bir saat, sarkacı kırılmış.


Yaldızları dökülmüş bir çerçeve, içi boş.


Mukavvadan bir satranç tahtası, birkaç kırık taş.


İki bacaklı bir tane mangal.


Deri bir sigara tabakası.


Küflenmiş bir tane kitap, Foxe’un Şehitler Kitabı’nın gotik harfli ustalıklı bir baskısı.


Artık kimin olduğu anlaşılmayan bir fotoğraf.


Tarazlanmış bir post, bir zamanlar kaplan derisiymiş.


Kapısını yitirmiş bir tane anahtar.


Ne arar insan tavanarasında Dağınıklığı artıracak…


LİNK





Sponsor:

Yorum Gönder

0 Yorumlar